

" Dünyadaki tüm ejderhaların soyunun tükenmesinin üzerinden yüz yıl geçmiştir. Matthew, SSS seviye bir Ejderha Terbiyecisi olarak uyanır. Ancak dünyada terbiye edebileceği tek bir ejderha bile kalmadığı için ""işe yaramaz dâhi"" damgası yer. Sevgilisi onu terk eder, can yoldaşları ona tepeden bakar, hatta her zaman iyi davranan hocaları bile ona küçümseyerek yaklaşmaya başlar. Fakat kimsenin bilmediği bir gerçek vardır. Matthew, aynı zamanda Ejderha Evrim Sistemini de uyandırmıştır. Onun özenle baktığı kızıl ejderha yumurtası sonunda çatlar ve efsanevi Beş Renkli Ejderhalar, birer birer dünyaya geri dönmeye başlar!"

Nişan günü, Selena'ya gelen bir video her şeyi altüst eder. Nişanlısı Alfa Declan'ın sekreteri Vanessa, hırsızlıkla suçladığı orta yaşlı bir kadını acımasızca dövmektedir. Ancak Selena videoyu dikkatle izleyince şoke olur. Dövülen kadın, Declan'ın annesidir. Gerçeği söylemeye çalıştığında ise Vanessa onu küçümser. Declan'ın onu istemediğini ve bu evliliğin yalnızca zoraki bir siyasi ittifak olduğunu söyler. İhanet, güç savaşları ve aile sırları arasında Selena, hem nişanını hem de kendi kaderini sorgulamak zorunda kalacaktır.

Prens Titus, İmparator olan babasını hedef alan zehirleyicilerin peşine düşmek için gladyatör olarak yeraltı dünyasına dalar. Arenada, çocukken köle tacirlerinin elinden kurtardığı senatörün kızı Valeria tarafından kurtarılır. Valeria, onu esaretinden kurtarmak için evlenme teklifinde bulunur. İkisi birlikte saray duvarlarının ardındaki komployu ortaya çıkarır, tahtı geri alır ve Roma'yı omuz omuza yönetirler.

Erika, Adrian'ı kurtarmak için onun kalbini kırar. Beş yıl sonra, artık çok güçlü bir adam haline gelen Adrian'dan, varlığından haberi bile olmadığı kızının ameliyat masraflarını karşılamasını rica eder, fakat kendisi kanserden hayatını kaybeder. Ancak ruhu hala oradadır, çocuğunu korur. Adrian'ı intihardan kurtarır ve sonunda onun eşi olur.

Molly dünyanın en zengin adamı, dahi bir doktor ve mafya babasından oluşan üç güçlü talip arasında kalmıştı. Kalbinde ise kurtarıcısı Dante vardı. Babaannesinin doğum gününden sonra ona evlenme teklif etmeyi planlıyordu ama Dante'nin kız kardeşiyle evlendiğini öğrendi. Ailesi ona kötü davranmaya başlayınca bu üç dişli hayranı tam zamanında çıkıp geldi.

Ailesi tarafından gözden çıkarılan Aurora, evlatlık kız kardeşinin günah keçisi olarak yıllarca hapiste kalır. Tahliye edildiği gün, nüfuzlu iş insanı Silas onun korumalığını üstlenir ve kendisini koşulsuz bir sadakatle koruyacağına söz verir. Aurora, evlatlık kız kardeşinin doğum günü partisinde herkesi sarsan bir dönüş yapar. Kendisine acı çektirenlerin hesabını tek tek sormaya kararlıdır. Korkusuz koruyucusu yanı başındayken sosyetenin kusursuz görünen düzeni çatırdamaya başlar. Acımasız bir intikam oyunu başlamıştır ve bu yalnızca başlangıçtır.

Defne, Kaya ailesinin yanında on yıl boyunca her şeyi içine atarak yaşadı. Dilsiz ve zayıf taklidi yaptı, ancak yine de annesi onu hep aşağıladı. Annesi sadece arkası sağlam olan üvey kız kardeşini seviyordu. Peki ya Defne o sağlam arkayı kendi tarafına çekerse ne olur? Dışarıdan bakanlar Demir Bey'in soğuk, arzularından arınmış ve kadınlardan uzak biri olduğunu söylerdi; ancak o, kendisinden on yaş küçük bir kıza fena halde tutulmuştu.

Dünyanın en zengin kadını Sarah, tek oğlu Teddy'nin düğün törenine katılmak için ABD'ye döner. Ama Teddy'nin nişanlısı Lucinda, onu Teddy'nin metresi sanır. Lucinda, Sarah'ya saldırır, hakaret eder ve onun uygunsuz fotoğraflarını çeker. Ta ki Teddy gelip de öfkeyle "Sarah benim annem!" diye bağırana kadar.

Vahşice öldürülüp bedeni parçalanan Bella'nın ruhu Noel arifesinde evine döner. Öz ailesi Paul ve Evelyn kızlarının öldüğünden habersiz, evlatlık kızları Anna'ya sevgi gösterirken Bella'ya karşı hala soğuk ve ilgisizdirler. Bella'nın cesedi bulununca adli tabip anne ve dedektif baba soruşturmayı yürütür. Ancak kurbanın kendi çocukları olduğunu fark edemezler.

Annemle babam eve yapay zekâ bir kız çocuğu alınca ailedeki yerimi kaybettim. Maddison Matthews kusursuz, kibar, zeki ve itaatkârdı. Mükemmel bir kız çocuğuydu. Bir gecede sorunlu çocuk hâline gelmiştim. Babam artık hayal kırıklığını saklamıyordu. Annem yaptığım her şeyi Maddison'la kıyaslıyordu. Abim Bailey bile bana bir utanç kaynağıymışım gibi davranıyordu. "Öfke nöbeti geçirmek ve dikkat çekmeye çalışmak dışında ne biliyorsun ki?" Sonunda bir gün çileden çıktım ve Maddison'ı ittim. Annem bana o kadar sert bir tokat attı ki kulaklarım çınladı. "Maddie'nin yarısı kadar olgun olsaydın her gün yorgunluktan ölmezdim. Üstün Zekâ Akademisi'ne git ve nasıl itaatkâr bir kız olunur öğren." Sonra da beni evden gönderdi. Üç yıl zorla Zekâ Akademisi'ndeki değişim programına gönderildim. Gelişmiş yapay zekâ modelleriyle birlikte insan çocuklarını eğitmek için tasarlanan bir yerdi. Üç yıl sonra ailem nihayet beni eve geri götürmek için geldi. Bana defalarca kez adımla seslendiler ama hiç cevap vermedim. Müdür arkalarında sakince gülümsüyordu. "Sayın Matthews" dedi sakince. "'Gücü aç' demelisiniz. Birim 1314 artık insan isimlerine tepki vermiyor."