

Serena Moretti, kusursuz bir hayata sahip olduğuna inanıyordu. Bir zamanlar varoşlarda garsonluk yapan Serena, kendisi için her şeyinden vazgeçtiğini düşündüğü acımasız mafya vârisi Alessandro Moretti ile evlenmişti. Ta ki acı gerçeği öğrenene kadar. Serena tüm varlığını evliliklerine ve yıllar süren başarısız tüp bebek tedavilerine adarken, Alessandro çocukluk arkadaşı Bianca Rizzo ile ikinci bir hayat yaşıyordu. Üstelik Bianca ona ikiz erkek çocuklar vermişti. Kalbi kırılan ve Alessandro'nun çocuğuna hamile olan Serena, artık kalmayı reddetti. Güvendiği tek arkadaşı Isabella ile birlikte, lüks Alp Manzarası Treni'ni "yok eden" felaket bir çığ komplosu tezgâhladı ve karların arasında kendi ölümünü kurguladı.

Yusuf, üvey kardeşi Şimal'in iftiralarıyla ailesi ve nişanlısı Yağmur tarafından hapse atılır. İşkence görür, kimliğini değiştirip sahte ölümle Çetin Hoca'nın öğrencisi olur. Pişmanlık içindeki ailesi ve Yağmur ise gerçeği öğrenir.
![[Dublajlı] Ejderha Lordu'nun Kaderindeki Gelin](https://acfs3.goodshort.com/dist/src/assets/images/pc/common/f901131c-default-book-cover.png)
Kocam Altın Ejderha’ydı. Ben de öyleydim. Ama ben küçük bir Buz Mavisi Ejderha doğurdum. Ardından bir haber geldi, üvey kız kardeşim, onun küçük erkek kardeşine bir Altın Ejderha doğurmuştu. Şöhreti bir anda her yere yayıldı. Veliaht Prens Drakon Veksis öfkeye kapıldı. Çocuğumu katletti. Beni buzdan zindanlara attı. Orada işkence gördüm ve aç bırakıldım ve nihayet son nefesimi verdim. Gözlerimi yeniden açtığımda reşit olma törenimin yapıldığı güne dönmüştüm. Ejderha sarayının gelinlerini seçtiği o güne… Drakon hiç tereddüt etmeden kız kardeşimi seçti. O an anladım. O da yeniden doğmuştu.

Nişanlısı Dave'in ihanetine uğrayan Sophia "Yatırım Kraliçesi" olarak gizlice intikam planı yapar. Dave'in erkek kardeşi Ken'in yarış takımını satın alıp Ken'i dünya şampiyonu bir yarışçıya dönüştürür. Sonunda Dave'in şirketini iflas ettirerek şirketi tamamen ele geçirir ve intikamını alır.

Bir gece Hakan'ın kontrolsüzce içip kendini kaybetmesi, Yaren'in hayatını tamamen değiştirir: Yaren hamile kalır. İkili gizlice evlenir. Yaren, sonunda hayalini kurduğu mutluluğa kavuştuğunu sanırken aslında kabusu yeni başlıyordur. Hakan'ın kalbi tamamen ilk aşkına bağlıdır. Bu uğurda Yaren'i ve çocuğunu defalarca incitir. Her defasında yara alan Yaren, bir günher şeyden vazgeçer, artık ne dönmek, ne affetmek vardır. Kadın, çocuğunu da alarak bu hayattan ve Hakan'dan uzaklaş

Bir kaza sonucu hafızasını kaybeden Yusuf, herkesi hatırlarken yedi yıldır delicesine sevdiği Çimen'i unutur. Ona inanmayan Yusuf, gerçeklerle yüzleşince tüm anılarını siler. Çimen ise onun yokluğunda kalbinde Yusuf'a yer olduğunu fark eder. Ama iş işten çoktan geçmiştir.

Leyla, tıp fakültesinin gözde öğrencisiydi. Ta ki Melisa gelip, beş arkadaşının gizli planlarını ve ikiyüzlülüklerini ortaya çıkarana kadar. Melisa'nın entrikalarıyla herkes tarafından terk edilen Leyla, hapishanede can verdi. Yeniden doğduğunda, bir karar verdi: Aynı yollara asla düşmeyecekti. Bölümünü değiştirerek kendi kaderini yeniden yazdı. Şimdi, pişmanlık içindeki o beş kişi, onun peşinden ağlayarak geliyor. Bu, bir intikam ve yeniden doğuş hikayesidir.

Doktor İkra, bir hasta yakınının saldırısı sonucu hayatını kaybeder ve gözlerini okuduğu bir romanın içinde açar. Burası, insanın olmadığı, herkesin hayvana dönüşebildiği bir dünyadır. İkra, romandaki en kötü kadın kötü karakter olan İkra’nın bedenine girmiştir ve üç küçük yaratığa kötü davranan biri olarak etiketlenmiştir. Artık hayatta kalmak ve kaderini değiştirmek zorundadır.

Yasemin, evliliğinin üçüncü yılında kocası Yavuz'un metresinden çocuğu olduğunu öğrenir. Onları kabullenmeye zorlanınca öfkeyle babaevine döner. Kendini âşık sanan Yavuz pes etmez. Zamandan gelen annesi Yasemin'e kadın-erkek eşitliğini öğretir ve dönerken ona sahte ölüm ilacı bırakır. Yasemin bu ilaçla ortadan kaybolur. Onu kaybeden Yavuz, yaptıklarından derin pişmanlık duyar.

Merhum Hünkar'a verdiği söz yüzünden genç yaşta saçları ağaran Cihangir Çınar, ömrünü devlete adamıştır. Ancak yeni Hünkar Gökçe Sungur, nankörlük ederek sadık veziri yerine hain Kemal'i seçer. Cihangir'in Merhum Hünkar'a verdiği '100 Hata Hakkı' sözünden geriye sadece 3 tanesi kalmıştır. Bu son 3 haktan sonra Cihangir istifasını verip, nankör Hünkar'ı kendi sonuyla baş başa bırakıp gidecektir.