

Kız kardeşi Evelyn'in nişanına temizlikçi kılığında giden Kane, müstakbel eniştesi Dorian ve görgüsüz ailesinin ağır hakaretlerine maruz kalır. Ancak şehrin en güçlü patronları karşısında korkuyla diz çöktüğünde, dehşete düşen Winston ailesi gerçeği öğrenir: Kane, Gölge Kral'dır.

Yale Mond, annesini kanserden kaybettikten sonra derin bir çaresizliğe sürüklenir. Kısa süre sonra sevgilisi Lillian Jones'a lösemi teşhisi konur. Yale'in bir kez daha kalp kırıklığı yaşamasını istemeyen Lillian, hastalığını ondan gizler ve ilişkilerini bitirir. Yıkılan Yale, tıp eğitimi almak için yurt dışına gider. Beş yıl sonra hastane müdürü olarak geri döner ve yanında mucizevi bir kanser ilacı getirir. Ancak Yale'in bundan haberi yoktur; Lillian'ın lösemisi, gizlice kızları Annie'yi dünyaya getirmesinin ardından daha da ilerlemiştir. Tedavi masraflarını karşılayamayan Lillian, bir köprünün altında yaşamaya başlar. Yale, Annie sayesinde sonunda Lillian'ı bulur ve aralarındaki yıllardır süregelen yanlış anlaşılma çözülür. Yale, mucizevi kanser ilacını kullanarak ölmek üzere olan Lillian'ı kurtarır ve üç kişilik aile sonunda yeniden bir araya gelir.

Bill'i başka bir kadına evlilik teklif ederken gören Haley, altı yıllık evliliğinin bir yalan olduğunu öğrenir. Kocası milyarder kimliğini ondan saklamış ve ona ihanet etmiştir. Beş parasız kalan Haley, hayatını kurtardığı için Lester'la bir evlilik sözleşmesi imzalar ama bu anlaşma gizli kalan gerçekleri ortaya çıkaracak, Lester'ın hastalığını iyileştirecek ve Haley'nin kayıp kızını bulmasını sağlayacaktır.

Nişan günü, Selena'ya gelen bir video her şeyi altüst eder. Nişanlısı Alfa Declan'ın sekreteri Vanessa, hırsızlıkla suçladığı orta yaşlı bir kadını acımasızca dövmektedir. Ancak Selena videoyu dikkatle izleyince şoke olur. Dövülen kadın, Declan'ın annesidir. Gerçeği söylemeye çalıştığında ise Vanessa onu küçümser. Declan'ın onu istemediğini ve bu evliliğin yalnızca zoraki bir siyasi ittifak olduğunu söyler. İhanet, güç savaşları ve aile sırları arasında Selena, hem nişanını hem de kendi kaderini sorgulamak zorunda kalacaktır.

Kenan kumar borcuyla yıkılmışken babası Mehmet onu bir kumar oyununa sokar. Ancak amacı kazanmak değil kumarın karanlık yüzünü gösterip oğlunu kurtarmaktır. Kurnaz rakiplerini zekasıyla alt eden baba bu tehlikeli oyunla ailesini küllerinden yeniden doğurur. Masa artık bir ibret vesikasıdır. Açgözlülük hayat karartır, gerçek kazanç kumardan uzak durmaktır.

Fakir ve sivri dilli bir karaborsa veterineri olan Richard, harabe dairesinden tahliye edilir ve gizemli bir asilzade olan Catherine, onu astronomik bir rakamla Ashford Malikânesi'nin gece bekçisi olarak işe alır. Richard'ın planı basittir. Mesaisini tamamlayacak, maaşını alacak ve çekip gidecektir. Ama ağır yaralı olan Devasa Asil Mürekkep Balığı'nı kurtarmak için yanlışlıkla yasak bölgeye girince farkında olmadan S sınıfı bir afeti mühürler ve taşan büyü doğruca ona aktarılır. Birden tüm dünya gizli bir efsanevi gücün afeti yok ettiğini düşünür. Para için yaratıkları iyileştirmeye devam eder ama ne kadar iyileştirirse o kadar güçlenir ve bu da DMTC'de A seviye bir ajan olmasını sağlar. Malikânenin sırlarını araştırdıkça korkunç gerçeği öğrenir. Orası bir malikâne değil, 14 antik muhafızın ruhunun üzerine çökmekte olan ve binlerce afeti tutmakta zorlanan bir hapishanedir. Muhafızların güçlerinin tek vârisi ve bir asır süren bu kâbusu bitirecek kişi olarak o seçilmiştir.

Yeni gelen stajyer doktor Ceren'in hastaları hiç acı hissetmez. Bu olağanüstü yetenek onu kısa sürede hastanenin yıldızı yapar. Ancak kimsenin bilmediği bir gerçek vardır: Hastaların hissetmediği tüm acılar Aylin'e aktarılmaktadır. Sürekli artan acılar yüzünden işini ve hayatını kaybeden Aylin, ölümünün ardından yeniden geçmişe döner. Bu kez kaderine boyun eğmeyecek, acı transferinin sırrını ortaya çıkarıp Ceren'den hesap soracaktır.

Ailesi tarafından gözden çıkarılan Aurora, evlatlık kız kardeşinin günah keçisi olarak yıllarca hapiste kalır. Tahliye edildiği gün, nüfuzlu iş insanı Silas onun korumalığını üstlenir ve kendisini koşulsuz bir sadakatle koruyacağına söz verir. Aurora, evlatlık kız kardeşinin doğum günü partisinde herkesi sarsan bir dönüş yapar. Kendisine acı çektirenlerin hesabını tek tek sormaya kararlıdır. Korkusuz koruyucusu yanı başındayken sosyetenin kusursuz görünen düzeni çatırdamaya başlar. Acımasız bir intikam oyunu başlamıştır ve bu yalnızca başlangıçtır.

İnsanlar, vampirler, kurtadamlar ve elfler arasındaki büyük savaşın ardından, melez neslin dünyayı yöneteceğine dair bir anlaşma yapıldı. Her yüzyılda insanlar ile bu üç klan arasındaki evlilikler yoluyla kurulan ittifaklar, bir sonraki hükümdarı belirleyecekti. İlk melez çocuğu dünyaya getiren, kendi soyu adına iktidarı ele geçirecekti. Önceki hayatımda, derin sadakatıyla tanınan kurtadam klanının en büyük oğlu Jakes ile evlenmeyi seçtim. Melez oğlumuzu doğurdum. Ona Zil adını verdik, beyaz tüylü bir yavruydu. Çocuğumuz bir sonraki dünya hükümdarı oldu ve Jakes muazzam bir güç kazandı. Kız kardeşim elflerin güzelliğine kapılmış ve onların klanına gelin gitmişti. Ancak elf prensi ormandaki her kadınla birlikte oluyordu. Sonunda kız kardeşim, onu kısır bırakan bir hastalığa yakalandı. Kıskanç ve acı dolu bir şekilde, beni ve küçük yavrumuzu diri diri yakan bir yangın çıkardı. Gözlerimi tekrar açtığımda, ırk ittifaklarının yapıldığı güne geri dönmüştüm. Kız kardeşim çoktan Jakes ile yatmıştı. Onun da yeniden doğduğunu biliyordum. Ama o, Jakes'in eşlerine karşı acımasızca vahşi davrandığını, çiftleşme döneminde yatağında sayısız dişi kurdu parçaladığını bilmiyordu.

3 aylık yavrum Nico'yu ay toplantısı için eşimin sürüsüne götürdüm. Blackwood Sürüsü, kuzey çamlarının derinlerinde, insanlardan uzakta yaşardı. Margaret Bailey, Blackwood Sürüsü'nün Luna'sıydı ve evden çok nadiren çıkan yaşlı alfayla evliydi. Evde onun sözü geçerdi. Yavrum uyurken yeğenim Raven Blackwood'la arkadaşları, onu evin ikinci katına çıkarıp pencereden attılar. Bebeğim gözlerimin önünde öldü. Aklımı yitirdim. Aceleyle onu sürünün şifacısına götürmeyi denedim ama artık çok geçti. Yavrum biz daha oraya gelemeden ölmüştü. Yeğenim, sürü kanunlarına göre hâlâ reşit olmadığından bunun sonuçlarıyla neredeyse hiç yüzleşmedi. Konsey onları kan parası olarak 800 bin dolar ödemeye mahkûm etti ama eltim Seraphine Stone uluyup bağırarak beni soylarını yok etmeye çalışmakla suçladı. Yüreğim parçalanana dek ağladım. Tek istediğim adaletin sağlanmasıydı. Ama eşim Damian Blackwood ve Luna Margaret Bailey bana sadece hırladı. "Raven da daha yavru. Sırf oğlun öldü diye onun da mı geleceğini yakacaksın?" İntikamımı alamadım. Nihayetinde de yas ve nefret beni tüketti. O kış üzüntüden öldüm. Gözümü tekrar açtığımda ay toplantısı gününe dönmüştüm. Bu kez hemen kendi sürümü arayıp onlardan oğlumu götürmelerini istedim. Ama yine de yeğenim, bir bebeği pencereden aşağı attı.