

Düğün günü Rana Şen’in ailesi alkollü araç kullanır, kazada Barış Pak ailesini kaybeder. Düğün bir cenazeye, sevgililerde düşmanlara dönüşür. Rana, ebeveynlerinin vasiyetini yerine getirmek için Barış'ın yanında beş yıl kalır ve gördüğü her eziyete katlanır. Beş yılın sonu hüzünlü biter. Barış, onu kaybettikten sonra acı çeker. Rana aslında ölmemiş, çocukluk arkadaşı Yağız ile yurtdışına gitmiştir. Ancak şimdiki Rana, Barış’ı çoktan unutmuştur.

3 yıl önce, mafya vârisi Vincent'ın içkisine ilaç attım. Çılgın bir gecenin ardından beni öldürmedi. Bunun yerine bacaklarımı hissetmeyene kadar beni becerdi, belimi kavradı ve defalarca aynı kelimeyi tekrarladı: "Prenses." Tam ona evlenme teklif edecekken ilk aşkı Isabella döndü. Vincent onu mutlu etmek için bir arabanın bana çarpmasına, annemin yadigârının sokak köpeklerine atılmasına ve hapse atılmama izin verdi... Ama ben nihayet her şeyden vazgeçip başkasıyla evlenmek için Boston'a uçunca Vincent beni bulmak için New York'un altını üstüne getirdi.

Isabella, sevdiği adam Luka uğruna zengin kimliğini gizledi ve onun tüm hayallerine isimsiz bir şekilde maddi destek verdi. Ancak Luka başarıya ulaştığında, Isabella'yı yoksulluğu yüzünden terk edip zengin varis Vita ile evlenmeye karar verdi. Kalbi kırılan Isabella, gizli hayranı milyarder Aiden'ın evlenme teklifini kabul etti. Birlikte, Luka'ya hak ettiği cezayı aldırmaya yemin ettiler.

Betül Gür, eskiden Sis Sarayı'nın sağ koludur. Kızı Aleyna Gür ile birlikte Kızılkent'te inzivaya çekilmiştir. Aleyna Gür, yarım yıl önce Fırat Bilgin ile evlenir. Ancak Fırat Bilgin tarafından aile içi şiddete ve kötü muameleye maruz kalır. Fırat Bilgin ise gizlice Japon korsanı Kameda Musa ile iş birliği yapar. Bunu öğrenen Betül Gür, yeniden ortaya çıkar, Sis Sarayı'nın Kraliçesi görevini devralır, Aleyna Gür'ü kurtarır ve Kameda Musa'nın komplosunu boşa çıkarır.

Bir kaza sonucu hafızasını kaybeden Yusuf, herkesi hatırlarken yedi yıldır delicesine sevdiği Çimen'i unutur. Ona inanmayan Yusuf, gerçeklerle yüzleşince tüm anılarını siler. Çimen ise onun yokluğunda kalbinde Yusuf'a yer olduğunu fark eder. Ama iş işten çoktan geçmiştir.

Hale,abisinin nişanına giderken otobüste yerini isteyen yaşlı çiftle tartışır.Rahatsız olduğunu belirtse de yaşlı adam Hale'nin kucağına oturur.Yaşlı kadın kafasını yaralayınca şoför durur,ancak yaşlı adam direksiyonu zorlayarak kazaya neden olur.Olay yerine gelen Şeyma,Hale'yi abisinin metresi olmakla suçlar.Ancak Şeyma'nın Hale'nin abisinin nişanlısı olduğu anlaşılır.Düğün iptal edilir ve Şeyma pişman olur.

Kocam Caner'in ailesi dağıldığında onu bırakıp gittim. O yeniden ayağa kalktıktan sonra her yıl kapısına gittim. İlk yıl, kızımı kucağıma alıp gittim. Bana 300 bin lira fırlatıp uzaklaşmamı söyledi. İkinci yıl, ileri evre kanser raporumu götürdüm.Raporuma bakmadan 700 bin lira verip sonsuza kadar kaybolmamı istedi. Üçüncü ve dördüncü yıl, dilediği gibi bu dünyadan kayboldum. Beşinci yıl geldiğinde kızından bir telefon aldı.“Amca, yemeği ne zaman getireceksin? Acıktım.”

Serena Moretti, kusursuz bir hayata sahip olduğuna inanıyordu. Bir zamanlar varoşlarda garsonluk yapan Serena, kendisi için her şeyinden vazgeçtiğini düşündüğü acımasız mafya vârisi Alessandro Moretti ile evlenmişti. Ta ki acı gerçeği öğrenene kadar. Serena tüm varlığını evliliklerine ve yıllar süren başarısız tüp bebek tedavilerine adarken, Alessandro çocukluk arkadaşı Bianca Rizzo ile ikinci bir hayat yaşıyordu. Üstelik Bianca ona ikiz erkek çocuklar vermişti. Kalbi kırılan ve Alessandro'nun çocuğuna hamile olan Serena, artık kalmayı reddetti. Güvendiği tek arkadaşı Isabella ile birlikte, lüks Alp Manzarası Treni'ni "yok eden" felaket bir çığ komplosu tezgâhladı ve karların arasında kendi ölümünü kurguladı.

Yirminci evlilik yıl dönümünde karısı, oğluyla yurt dışına ilk aşkının doğum gününü kutlamaya gider ve kaçırılırlar. Çağan Can onları kurtarmaya gider ancak para yetmez. İlk aşk yerine rehin olarak bırakılır. Dönünce onu kurtaracaklarına söz verirler ancak bu bekleyiş üç yıl sürer. Üç yıl sonra Çağan döndüğünde her şey değişmiştir. Oğlu başkasının babası olmasını dilemektedir. Karısı ise, her şeyi kabullenmektedir. Çağan dayanamayıp evden ayrılır, karısı ve oğlu pişman olur

Leyla, tıp fakültesinin gözde öğrencisiydi. Ta ki Melisa gelip, beş arkadaşının gizli planlarını ve ikiyüzlülüklerini ortaya çıkarana kadar. Melisa'nın entrikalarıyla herkes tarafından terk edilen Leyla, hapishanede can verdi. Yeniden doğduğunda, bir karar verdi: Aynı yollara asla düşmeyecekti. Bölümünü değiştirerek kendi kaderini yeniden yazdı. Şimdi, pişmanlık içindeki o beş kişi, onun peşinden ağlayarak geliyor. Bu, bir intikam ve yeniden doğuş hikayesidir.