

Serena Moretti, kusursuz bir hayata sahip olduğuna inanıyordu. Bir zamanlar varoşlarda garsonluk yapan Serena, kendisi için her şeyinden vazgeçtiğini düşündüğü acımasız mafya vârisi Alessandro Moretti ile evlenmişti. Ta ki acı gerçeği öğrenene kadar. Serena tüm varlığını evliliklerine ve yıllar süren başarısız tüp bebek tedavilerine adarken, Alessandro çocukluk arkadaşı Bianca Rizzo ile ikinci bir hayat yaşıyordu. Üstelik Bianca ona ikiz erkek çocuklar vermişti. Kalbi kırılan ve Alessandro'nun çocuğuna hamile olan Serena, artık kalmayı reddetti. Güvendiği tek arkadaşı Isabella ile birlikte, lüks Alp Manzarası Treni'ni "yok eden" felaket bir çığ komplosu tezgâhladı ve karların arasında kendi ölümünü kurguladı.

"Arda Demir, kurye olarak çalışırken kritik bir anda kendini tehlikeye atıp Elif Kaya'yı korur. Bu olayın ardından Elif, Arda'nın hayatındaki doğru kişi olduğuna inanır. Ancak Arda'nın Ceren Yılmaz adında bir nişanlısı vardır. Ceren ve ailesi son derece açgözlüdür. Elif, Arda'nın Ceren ve ailesi tarafından sürekli zor durumda bırakıldığını öğrenince düğünü basmaya karar verir. Gücünü ortaya koyarak Arda'yı onların elinden alır ve herkesi şaşkına çevirir..."

Canavarların insanlığı tehdit ettiği bir gelecekte, yetenekli bir savaşçı haksız yere suçlanarak sahip olduğu her şeyi kaybeder. Herkes tarafından terk edildiği sırada eline geçen eski bir meka, hayatını değiştiren bir fırsata dönüşür. Kendi gücünü ve mekasını geliştiren genç adam, yaklaşan büyük tehdide karşı savaşırken hem gerçek gücünü keşfeder hem de kendisine kurulan komplonun ardındaki isimleri ortaya çıkarır.

"On sekizinci yaş günümde Alfa beni tüm sürünün önünde çağırıp oğullarından birini eş olarak seçmemi istedi. Seçtiğim kişi bir sonraki Alfa olacaktı. Hiç tereddüt etmeden büyük oğlu Casey'i seçtim. Herkes küçük oğlu Kane'e deli gibi aşık olduğumu biliyordu. Her dans gecesinde ona aşkımı ilan etmiş ve hatta onun için gümüş bir hançerin önüne atlamıştım. Casey ise sürünün en soğuk en acımasız kurduydu. Tam bir yürüyen belaydı ve kimse ona yaklaşamazdı. Ama gerçeği bilmiyorlardı. Önceki hayatımda Kane ile bağ kurmuştum. Bağ kurma törenimizin olduğu gün kuzenim Lena ile yattı. Annem öfkeden deliye döndü ve Lena'yı Beta'larıyla bağ kurması için Alacakaranlık Sürüsü'ne gönderdi. Kane ise beni suçladı. Ona hamile olduğumu öğrendiğinde gözümün önünde bir sürü kişiyle birlikte oldu. İşkence gibiydi. Doğum sancım başladığında beni zindana kilitledi ve kimsenin içeri girmesine izin vermedi. Çocuğum öldü. Ben de ondan nefret ederek can verdim. Belki de Ay Tanrıçası bana acıdı ve ikinci bir şans verdi. Geri döndüm. Bu kez Lena, Kane'in olsun istedim. Pişman olacağını hiç düşünmemiştim."

Prens Titus, İmparator olan babasını hedef alan zehirleyicilerin peşine düşmek için gladyatör olarak yeraltı dünyasına dalar. Arenada, çocukken köle tacirlerinin elinden kurtardığı senatörün kızı Valeria tarafından kurtarılır. Valeria, onu esaretinden kurtarmak için evlenme teklifinde bulunur. İkisi birlikte saray duvarlarının ardındaki komployu ortaya çıkarır, tahtı geri alır ve Roma'yı omuz omuza yönetirler.

Ailesi tarafından gözden çıkarılan Aurora, evlatlık kız kardeşinin günah keçisi olarak yıllarca hapiste kalır. Tahliye edildiği gün, nüfuzlu iş insanı Silas onun korumalığını üstlenir ve kendisini koşulsuz bir sadakatle koruyacağına söz verir. Aurora, evlatlık kız kardeşinin doğum günü partisinde herkesi sarsan bir dönüş yapar. Kendisine acı çektirenlerin hesabını tek tek sormaya kararlıdır. Korkusuz koruyucusu yanı başındayken sosyetenin kusursuz görünen düzeni çatırdamaya başlar. Acımasız bir intikam oyunu başlamıştır ve bu yalnızca başlangıçtır.

Emma, üç harika oğlunu zekâsı ve cesaretiyle tek başına büyüten güçlü bir annedir. Babasının 70. doğum gününde annesinin daveti üzerine ailesinin evine döner; ancak onu kıskanç kız kardeşlerinin ve çıkarcı babasının tacizleri ile zorbalıkları karşılar. Bir partide en büyük oğlunun nişanlısı bile onu küçük düşürür; yıllar önce boşandığı eski eşi ile en yakın arkadaşı da ona değersizmiş gibi davranır. Emma ise bütün önyargıların üstesinden gelir ve sonunda yeniden gerçek aşka ve mutluluğa kavuşur.

Julian, Ivy'nin pilot olma hayaline destek olmak için 3 yıl boyunca kendi hayallerinden vazgeçer ama Ivy'nin erkek çırağı Owen yüzünden 18 kez ekilir. Verilen son sözün de tutulmamasıyla Julian çekip gider, işinden istifa eder ve her şeye baştan başlamak için Avalonia'ya uçar. Ivy ise onu kaybettikten sonra ona olan aşkını mahvettiğini fark eder. Nihayet peşine düştüğünde ise karşısında Julian'dan sadece soğuk bir elveda duyar.

Murdoch Grup'un varisi Grace fakir bir genç olan Mike'a aşık olup hamile kalır. Ancak statü farkı yüzünden babası Warren bu ilişkiye karşı çıkar. Mike, Grace'i kurtarırken ölümden dönünce Warren, Grace'e yalan söyleyip Mike ile oğlunun kazada öldüğünü söyler. Yıllar sonra Grace ölmek üzere olan babası için yardım dilenen Mike'ın oğluyla karşılaşır. Grace hırsızlıkla suçladığı bu çocuğun kendi oğlu olduğunu anlar. Bu sırada Mike ise Warren'ın emriyle uçurumdan atılarak kaybolmuştur.

3 aylık yavrum Nico'yu ay toplantısı için eşimin sürüsüne götürdüm. Blackwood Sürüsü, kuzey çamlarının derinlerinde, insanlardan uzakta yaşardı. Margaret Bailey, Blackwood Sürüsü'nün Luna'sıydı ve evden çok nadiren çıkan yaşlı alfayla evliydi. Evde onun sözü geçerdi. Yavrum uyurken yeğenim Raven Blackwood'la arkadaşları, onu evin ikinci katına çıkarıp pencereden attılar. Bebeğim gözlerimin önünde öldü. Aklımı yitirdim. Aceleyle onu sürünün şifacısına götürmeyi denedim ama artık çok geçti. Yavrum biz daha oraya gelemeden ölmüştü. Yeğenim, sürü kanunlarına göre hâlâ reşit olmadığından bunun sonuçlarıyla neredeyse hiç yüzleşmedi. Konsey onları kan parası olarak 800 bin dolar ödemeye mahkûm etti ama eltim Seraphine Stone uluyup bağırarak beni soylarını yok etmeye çalışmakla suçladı. Yüreğim parçalanana dek ağladım. Tek istediğim adaletin sağlanmasıydı. Ama eşim Damian Blackwood ve Luna Margaret Bailey bana sadece hırladı. "Raven da daha yavru. Sırf oğlun öldü diye onun da mı geleceğini yakacaksın?" İntikamımı alamadım. Nihayetinde de yas ve nefret beni tüketti. O kış üzüntüden öldüm. Gözümü tekrar açtığımda ay toplantısı gününe dönmüştüm. Bu kez hemen kendi sürümü arayıp onlardan oğlumu götürmelerini istedim. Ama yine de yeğenim, bir bebeği pencereden aşağı attı.