

Üç yaşındaki oğlumu anaokulundan almaya gitmiştim ki, birden çılgına dönüp insanlara bıçakla saldırmaya başlayan bir adamla karşılaştım. Oğlumu korumak için bir düzineden fazla bıçak darbesi aldım ve bir kan gölünün içinde yere yığıldım. Ethan Lawson, saldırganı karakola götürdü ve bizi kurtarmak için en iyi sağlık ekibini çağırdı. Ameliyata götürülmeden önce endişeyle oğlumun durumunun nasıl olduğunu sordum. Ama Ethan’ın gözleri kızarmıştı; oğlumuzun çok fazla kan kaybettiğini söyledi. Hastaneye giderken nefes almayı kesmişti. Acı beni o kadar derinden vurdu ki bayıldım. Anesteziye dirençli olduğumu söylemeyi unutmuştum. Bilincimi zar zor geri kazandığımda, Ethan’ın doktorla konuştuğunu duydum. Ethan soğuk bir sesle. “Doğumu başından beri bir hataydı" dedi. Demek ki mutlu olduğunu sandığım evlilik, başından beri tam bir cehennemden ibaretti. Peki. Eğer istedikleri buysa, bunu onlara verecektim.

Bir kaza sonucu hafızasını kaybeden Yusuf, herkesi hatırlarken yedi yıldır delicesine sevdiği Çimen'i unutur. Ona inanmayan Yusuf, gerçeklerle yüzleşince tüm anılarını siler. Çimen ise onun yokluğunda kalbinde Yusuf'a yer olduğunu fark eder. Ama iş işten çoktan geçmiştir.

Emma, üç harika oğlunu zekâsı ve cesaretiyle tek başına büyüten güçlü bir annedir. Babasının 70. doğum gününde annesinin daveti üzerine ailesinin evine döner; ancak onu kıskanç kız kardeşlerinin ve çıkarcı babasının tacizleri ile zorbalıkları karşılar. Bir partide en büyük oğlunun nişanlısı bile onu küçük düşürür; yıllar önce boşandığı eski eşi ile en yakın arkadaşı da ona değersizmiş gibi davranır. Emma ise bütün önyargıların üstesinden gelir ve sonunda yeniden gerçek aşka ve mutluluğa kavuşur.

Düğün günü Rana Şen’in ailesi alkollü araç kullanır, kazada Barış Pak ailesini kaybeder. Düğün bir cenazeye, sevgililerde düşmanlara dönüşür. Rana, ebeveynlerinin vasiyetini yerine getirmek için Barış'ın yanında beş yıl kalır ve gördüğü her eziyete katlanır. Beş yılın sonu hüzünlü biter. Barış, onu kaybettikten sonra acı çeker. Rana aslında ölmemiş, çocukluk arkadaşı Yağız ile yurtdışına gitmiştir. Ancak şimdiki Rana, Barış’ı çoktan unutmuştur.