

Tirvialı zengin aile kızı Çinçi Çetin, aşırı korumacı babasından kaçarak Yeşilova'ya gelir ve Cenk Çağlayan ile evlenip kendi hayatını kurar. Ancak Cenk, sosyetik Şenay Sönmez ile tanışıp Çinçi'yi terk eder. Öfkelenen Çinçi, ailesinin zorla evlendirmek istediği Sinan Civelek ile anlaşmalı evlenir. İkisi de güç ve statüye değil, insanın onuruna inanan iki idealist, birbirlerinin gururlu duruşuna hayran olup yakınlaşır.

Polat Ejderha Teşkilatı'nın başıdır. Geçmişte yaşananları unutmamış, hayatını kurtaran eşi Yağmur'a olan borcunu ödemek için gerçek kimliğini gizlemiş, sıradan biri gibi yaşamış ve yıllarca Şahin Ailesi'ne destek olmuştur. Ancak Yağmur'un konumu ve gücü yükseldikten sonra, beklenmedik şekilde Polat'tan boşanmak istemiştir. Polat öyle büyük bir güce sahiptir ki, herkes onun önünde boyun eğmektedir. Ama Yağmur bunu bilmemektedir. Heyecan dolu hikaye başlıyor...

Zeynep Can yeniden hayata döndüğünde 27 yaşındaydı. Bir oğlu ve kızı vardı. Eşi dünyanın en zengin adamı, herkesin hayran olduğu Lider'di. Herkes çok şanslı olduğunu düşünüyordu. Ama onun, yeniden doğduktan sonra yaptığı ilk şey, oşanma anlaşmasıyla kocasının aşkı SudeMayalı'nın karşısına çıkmak oldu. Anlaşmayı önüne koyup dedi ki: “Boşanmak istiyorum. Lider ve çocuklar senin.”

Erika, Adrian'ı kurtarmak için onun kalbini kırar. Beş yıl sonra, artık çok güçlü bir adam haline gelen Adrian'dan, varlığından haberi bile olmadığı kızının ameliyat masraflarını karşılamasını rica eder, fakat kendisi kanserden hayatını kaybeder. Ancak ruhu hala oradadır, çocuğunu korur. Adrian'ı intihardan kurtarır ve sonunda onun eşi olur.

Burak bir sığırı tek yumrukta devirecek kadar güçlü olsa da sokaklarda yaşayan biridir. Zorlu Dövüş Okulu'nun kızı Yonca ile yolda denk gelir ve onu Timsah Çetesi'nin elinden kurtarır. Ancak bu durum çetenin okulu kana bulamasına neden olur. Sonunda Timsah Atası ile ölümüne bir düelloya giren Burak aşkın gücüyle efsanevi kuvvetini serbest bırakıp rakibini yener ve Yonca ile evlenir.

İnşaat işçisi Eren Çetin kız arkadaşı Merve ile bir an önce evlenebilmek için her gün çok çalışır. Para biriktirmek adına yemesinden içmesinden kısar, çoğu zaman sadece hazır noodle ile karnını doyurur. Bu yüzden çevresindekilerin küçümsemesine maruz kalır. İçten içe üzülür ve keşke biraz daha güçlü olsaydım diye düşünür.Bir gün, tesadüf eseri dileği gerçekleşir: Tüm insanların fiziksel gücü on bin kat azalır.

Savaş becerileri ve tıp bilgisi tam donanımlı olan Yağız Ak, şehre geri döndü. Bu sayede “Atakent’in En Çirkin Kadını” ile “Kahraman”arasındaki bir hikaye başlıyor...

Hale,abisinin nişanına giderken otobüste yerini isteyen yaşlı çiftle tartışır.Rahatsız olduğunu belirtse de yaşlı adam Hale'nin kucağına oturur.Yaşlı kadın kafasını yaralayınca şoför durur,ancak yaşlı adam direksiyonu zorlayarak kazaya neden olur.Olay yerine gelen Şeyma,Hale'yi abisinin metresi olmakla suçlar.Ancak Şeyma'nın Hale'nin abisinin nişanlısı olduğu anlaşılır.Düğün iptal edilir ve Şeyma pişman olur.

Olcay, trafik kazası geçiren Alper’i kurtardıktan sonra zengin bir aileye gelin olarak girer. Ancak dört yıllık evlilik boyunca sürekli ihmal edilir; Alper’in aklında hep çocukluk aşkı Beste vardır ve Olcay’ın çabalarını görmezden gelir. Beste, Alper’in kayırmasıyla sürekli Olcay’a tuzak kurar. Alper ise hep Beste’yi korur, hatta Beste’yi kabuslarından kurtarmak için Olcay’ın karnındaki bebeği feda eder. Tamamen umudunu yitiren Olcay, boşanma kağıdını imzalar ve sanat hayalini gerçekleştirmek için yurt dışına gider. Alper, Olcay gittikten sonra sessizce fedakârlık yapan bu kadına aslında âşık olduğunu fark eder.

Çetin Güneş, anne babasını kaybettikten sonra Leventoğlu ailesi tarafından evlat edinilir. Ailenin üç kızıyla nişanlanır ve 22 yaşında içlerinden biriyle evlenmesi kararlaştırılır. Ancak Hakan’ın gelişiyle kızlar sözünden döner. Kalbi kırılan Çetin, yıllardır ona âşık olan Ceren Yıldız’la ani bir evlilik yapar. Kızlar buna inanmaz ve Çetin’i tamamen kaybeder.