
![[Dublajlı] Zombi Aşk Sistemi](https://acfs3.goodshort.com/dist/src/assets/images/pc/common/f901131c-default-book-cover.png)
Mike, zombi salgını baş gösterince karısı Sarah ve en yakın arkadaşı Ethan tarafından öldürülür. Tuhaf bir aşk sistemiyle birlikte zombi olarak uyanır. Kadınların sevgisiyle birlikte puanlar da kazanacaktır. Hedefi Jessie, sürekli onu öldürmeye çalışmaktadır. Ta ki tutku, intikam ve zombi orduları, iki düşmanı iki âşığa dönüştürene dek.

"Kocama ihanet etme niyetim hiç olmadı. Ama hayatını kurtarmak için kaçarken biri ateş gibi yakan, diğeri karanlığıyla insanı dibe çeken iki yasak üvey oğlun arasında sıkışıp kaldığında direnmek imkansız hâle gelir. At sırtında, fırtınaya kapılmış bir teknede ve Damien’in tam yanımda oturduğu, sarsıntılı bir gece treninde… Onların bana dokunmasına izin verdim. Beni mahvetmelerine izin verdim. Ve daha da kötüsü, bunu istemeye başladım. Buna ihtiyaç duymaya başladım. Şimdi güvenli eve sadece birkaç kilometre uzaktayım ama çoktan yoldan çıktığımı biliyorum. Çünkü o güvenli eve varacak kadın artık Damien’in sadık karısı olmayacak. Üvey oğullarının pis, istekli f*hişesi olacak."

Tina ve Alan çocukken yetimhaneden kaçarlar ama yıllar sonraki buluşmaları kıskançlık ve ihaneti tetikler. Sırlar ortaya çıkınca Tina geçmişiyle yüzleşir ve bildiği her şeyden uzaklaşır. Sonunda yeniden bir araya gelen kardeşler bir zamanlar onları koparan yalanların ve sadakatsizliğin üstesinden güçlü bir şekilde gelerek gelecekleriyle birlikte yüzleşmeye hazırdır.

Ethan Dalton bir zamanlar sokaklarda araba camı silen bir çocuktu. Ta ki Richard Harrington bir iyilikle hayatını değiştirene kadar. On beş yıl sonra uzay sektöründe bir dev olarak dönen Ethan, Richard'ın evlatlık çocukları tarafından aldatıldığını ve şirketinin elinden gidip uçuruma itildiğini görür. Artık Ethan geri döndü. Peki bu nankör aile hiç hesaba katmadıkları o çocuğun intikamından kurtulabilecek mi?

Annemle babam eve yapay zekâ bir kız çocuğu alınca ailedeki yerimi kaybettim. Maddison Matthews kusursuz, kibar, zeki ve itaatkârdı. Mükemmel bir kız çocuğuydu. Bir gecede sorunlu çocuk hâline gelmiştim. Babam artık hayal kırıklığını saklamıyordu. Annem yaptığım her şeyi Maddison'la kıyaslıyordu. Abim Bailey bile bana bir utanç kaynağıymışım gibi davranıyordu. "Öfke nöbeti geçirmek ve dikkat çekmeye çalışmak dışında ne biliyorsun ki?" Sonunda bir gün çileden çıktım ve Maddison'ı ittim. Annem bana o kadar sert bir tokat attı ki kulaklarım çınladı. "Maddie'nin yarısı kadar olgun olsaydın her gün yorgunluktan ölmezdim. Üstün Zekâ Akademisi'ne git ve nasıl itaatkâr bir kız olunur öğren." Sonra da beni evden gönderdi. Üç yıl zorla Zekâ Akademisi'ndeki değişim programına gönderildim. Gelişmiş yapay zekâ modelleriyle birlikte insan çocuklarını eğitmek için tasarlanan bir yerdi. Üç yıl sonra ailem nihayet beni eve geri götürmek için geldi. Bana defalarca kez adımla seslendiler ama hiç cevap vermedim. Müdür arkalarında sakince gülümsüyordu. "Sayın Matthews" dedi sakince. "'Gücü aç' demelisiniz. Birim 1314 artık insan isimlerine tepki vermiyor."

Caner Aydın, Titan Çağı'nın hüküm sürdüğü bir dünyaya gözlerini açar. Yeraltı yarıkları açılmış, vahşi canavarlar insan dünyasını istila etmiş ve insanlık büyük bir yıkımla karşı karşıya kalmıştır. Hayatta kalabilmek için insanlar Titanlarını uyandırarak savaşçıya dönüşmektedir. Ancak Caner'in uyandırdığı Titan sıradan değildir. Herkes güçlü Titanların peşindeyken o, içinde on efsanevi ilahi yaratığı barındıran gizemli On Yırtıcı Kulesi'ni uyandırır. Zeki Taş Maymun'dan Kozmik Anka'ya kadar birbirinden korkunç yaratıkların gücünü elde eden Caner, kendisini kıskanç rakiplerin, güçlü ailelerin ve Titan Çağı'nın en büyük savaşlarının ortasında bulur. Bakalım Caner Aydın, Titan Çağı'na nasıl damga vuracak!

"Seksen sekizinci kez iptal edilen düğünümüzden sonra iş ortağımı aradım. ""Haviana pazarlama projesini kabul ediyorum."" Bir anlık sessizlik oldu. ""Gerçekten mi? Bu yurt dışında on yıl demek. Daha yeni evlendin, değil mi? Kocan biliyor mu? Peki ya ailen? Hep onlara yakın olmanın her şeyden önemli olduğunu söylerdin."" Boş kiliseye baktım ve alaycı bir kahkaha attım. ""Düğün yoktu. Koca yoktu. Aileminse Cindy'si var. İhtiyaçları olan tek şey o."" Bir duraksama daha oldu. ""Pekâlâ. Valizini hazırla. Yarın gidiyorsun."" Konuşmadan sonra elimi gelinliğimin üzerinde gezdirdim. Sessiz ve anlamsız son bir damla yaş yanaklarımdan süzüldü. Cindy bugün yine bir “kriz” geçirdi. Kendini öldüreceğini söylemişti. Andrew yine düğünü iptal etti. Ona baktım. Tükenmiştim. “Bu seksen sekizinci kez.” Başını öne eğdi, yüzünde suçluluk vardı. “Biraz daha zaman ver Viv. Kazadan beri kendinde değil. Gerçekten bunu yapacağından korkuyorum. Yemin ederim, onunla konuşacağım. Bu kez gerçekten. Sonra evleneceğiz. Söz.” Ailem hiç tereddüt etmedi. “Vivian, Andrew’ı bırak. Cindy seni kurtarmaya çalışırken kaçırılmasaydı bu krizleri yaşamazdı. Kız kardeşinin hayatını gerçekten bir düğünden daha mı önemli görüyorsun?” “Nasıl bu kadar bencil olabilirsin?” Bunların hepsini daha önce de duymuştum. Eskiden karşı çıkardım. Ama bu kez değil. Hem nişanlım hem de ailem beni istemiyorsa o zaman tamam, ben de giderim."

Mike, zombi salgını baş gösterince karısı Sarah ve en yakın arkadaşı Ethan tarafından öldürülür. Tuhaf bir aşk sistemiyle birlikte zombi olarak uyanır. Kadınların sevgisiyle birlikte puanlar da kazanacaktır. Hedefi Jessie, sürekli onu öldürmeye çalışmaktadır. Ta ki tutku, intikam ve zombi orduları, iki düşmanı iki âşığa dönüştürene dek.

Evlat edinen ailesi tarafından hapsedilmiş bir yetim olan Grace yozlaşmış bir yetkiliye satılmak üzere büyütülmüştür. Engelli kardeşiyle kaçmak için çabalayan Grace, milyarder Jackson Carroll'ı baştan çıkarıp bir silah olarak kullanacaktır.

Vera, Emerald Valley Lisesi'nde uzun süredir zorbalığa uğrayan sıradan bir kızdır. Ancak kimsenin bilmediği bir sırrı vardır. Babası Arthur eski bir mafya tetikçisi, annesi Tris açığa satış dünyasının kraliçesi, ağabeyi Julian ise saplantılı derecede korumacı, üst düzey bir bilgisayar korsanıdır. Zorbalar misafir olarak evlerine davet edilince bütün aile dehşet verici bir tuzak kurar. Julian üç zorbayı terk edilmiş bir fabrikada işkence dolu bir oyuna çeker ve onları birbirlerine düşürüp kendi suçlarını itiraf etmeye zorlar. Perde arkasında kanıtları yönlendiren Vera, ailesinin tek tek harekete geçmesini sağlar, zorbalık videolarını ifşa eder, zorbaların aile şirketlerini açığa satışla çökertir ve geride hiçbir açık bırakmaz. Sonunda zorbalar herkesin önünde diz çöküp özür diler, aileleri iflas eder ve hapse girer. Fakat Vera'nın gizemli günlüğü gerçeği ortaya çıkarır. Her olay bizzat Vera tarafından en ince ayrıntısına kadar planlanmış, ailesi ise onun kullandığı birer silahtan ibaret kalmıştır. Asıl oyun daha yeni başlamaktadır.