

Düğün günü Rana Şen’in ailesi alkollü araç kullanır, kazada Barış Pak ailesini kaybeder. Düğün bir cenazeye, sevgililerde düşmanlara dönüşür. Rana, ebeveynlerinin vasiyetini yerine getirmek için Barış'ın yanında beş yıl kalır ve gördüğü her eziyete katlanır. Beş yılın sonu hüzünlü biter. Barış, onu kaybettikten sonra acı çeker. Rana aslında ölmemiş, çocukluk arkadaşı Yağız ile yurtdışına gitmiştir. Ancak şimdiki Rana, Barış’ı çoktan unutmuştur.

Betül Gür, eskiden Sis Sarayı'nın sağ koludur. Kızı Aleyna Gür ile birlikte Kızılkent'te inzivaya çekilmiştir. Aleyna Gür, yarım yıl önce Fırat Bilgin ile evlenir. Ancak Fırat Bilgin tarafından aile içi şiddete ve kötü muameleye maruz kalır. Fırat Bilgin ise gizlice Japon korsanı Kameda Musa ile iş birliği yapar. Bunu öğrenen Betül Gür, yeniden ortaya çıkar, Sis Sarayı'nın Kraliçesi görevini devralır, Aleyna Gür'ü kurtarır ve Kameda Musa'nın komplosunu boşa çıkarır.

Polat Ejderha Teşkilatı'nın başıdır. Geçmişte yaşananları unutmamış, hayatını kurtaran eşi Yağmur'a olan borcunu ödemek için gerçek kimliğini gizlemiş, sıradan biri gibi yaşamış ve yıllarca Şahin Ailesi'ne destek olmuştur. Ancak Yağmur'un konumu ve gücü yükseldikten sonra, beklenmedik şekilde Polat'tan boşanmak istemiştir. Polat öyle büyük bir güce sahiptir ki, herkes onun önünde boyun eğmektedir. Ama Yağmur bunu bilmemektedir. Heyecan dolu hikaye başlıyor...

Bir özel videonun yayılmasıyla Çağla herkesin nefret ettiği biri olur. Sevdiği adamın aslında onu hiç sevmediğini ve ablası için intikam planladığını öğrenir. Umutsuzlukla, ablası yerine engelli bir adamla evlenir. Yeni hayatında sevgi bulurken eski sevgilisi geri dönüp onu zorla kaçırır.

Tina ve Alan çocukken yetimhaneden kaçarlar ama yıllar sonraki buluşmaları kıskançlık ve ihaneti tetikler. Sırlar ortaya çıkınca Tina geçmişiyle yüzleşir ve bildiği her şeyden uzaklaşır. Sonunda yeniden bir araya gelen kardeşler bir zamanlar onları koparan yalanların ve sadakatsizliğin üstesinden güçlü bir şekilde gelerek gelecekleriyle birlikte yüzleşmeye hazırdır.

Isabella, sevdiği adam Luka uğruna zengin kimliğini gizledi ve onun tüm hayallerine isimsiz bir şekilde maddi destek verdi. Ancak Luka başarıya ulaştığında, Isabella'yı yoksulluğu yüzünden terk edip zengin varis Vita ile evlenmeye karar verdi. Kalbi kırılan Isabella, gizli hayranı milyarder Aiden'ın evlenme teklifini kabul etti. Birlikte, Luka'ya hak ettiği cezayı aldırmaya yemin ettiler.

Şenol, Tülin'in babasını kendi babasının katili sanıyordu. Bu yüzden onu Arvora Akıl Hastanesi'ne atarak işkence etti ve aşağıladı. İki yıl sonra ise onunla evlendi. Tülin'e şöyle dedi, "Hayal kurma. Bu, sadece günahlarını farklı bir yoldan ödemen."

Yirminci evlilik yıl dönümünde karısı, oğluyla yurt dışına ilk aşkının doğum gününü kutlamaya gider ve kaçırılırlar. Çağan Can onları kurtarmaya gider ancak para yetmez. İlk aşk yerine rehin olarak bırakılır. Dönünce onu kurtaracaklarına söz verirler ancak bu bekleyiş üç yıl sürer. Üç yıl sonra Çağan döndüğünde her şey değişmiştir. Oğlu başkasının babası olmasını dilemektedir. Karısı ise, her şeyi kabullenmektedir. Çağan dayanamayıp evden ayrılır, karısı ve oğlu pişman olur

Zeynep Can yeniden hayata döndüğünde 27 yaşındaydı. Bir oğlu ve kızı vardı. Eşi dünyanın en zengin adamı, herkesin hayran olduğu Lider'di. Herkes çok şanslı olduğunu düşünüyordu. Ama onun, yeniden doğduktan sonra yaptığı ilk şey, oşanma anlaşmasıyla kocasının aşkı SudeMayalı'nın karşısına çıkmak oldu. Anlaşmayı önüne koyup dedi ki: “Boşanmak istiyorum. Lider ve çocuklar senin.”

Leyla, tıp fakültesinin gözde öğrencisiydi. Ta ki Melisa gelip, beş arkadaşının gizli planlarını ve ikiyüzlülüklerini ortaya çıkarana kadar. Melisa'nın entrikalarıyla herkes tarafından terk edilen Leyla, hapishanede can verdi. Yeniden doğduğunda, bir karar verdi: Aynı yollara asla düşmeyecekti. Bölümünü değiştirerek kendi kaderini yeniden yazdı. Şimdi, pişmanlık içindeki o beş kişi, onun peşinden ağlayarak geliyor. Bu, bir intikam ve yeniden doğuş hikayesidir.