

Alison geçmiş hayatında sinsi birini en yakın arkadaşı sandı. Stella Lane'in kurduğu tuzaklara düşüp ailesi tarafından terk edildi ve bir arabanın altında can verdi. Şimdi yeniden doğan Alison tüm gerçekleri biliyor. Hayatını geri alacak. Her yalanı ortaya çıkaracak ve kaderini yeniden yazacak. Üstelik bunu gerçek kurtarıcısı Nathan Wynn ile birlikte yapacak.

Dokuz aylık hamile olan Alessia Romano'nun doğumuna sayılı günler kalmıştır. Ancak kocası ve Falcone ailesinin ikinci adamı Vito Falcone, ağabeyinin dul eşi Scarlett'ın çocuğunun önce doğmasını sağlamak için Alessia'yı yeraltındaki steril bir ameliyathaneye kilitler ve ona doğumu durduran bir ilaç verir. Vito'nun merhum ağabeyi Daemon ile ettiği kan yeminine göre ilk doğan oğul, ailenin kazançlı Batı Yakası bölgesini miras alacaktır. Alessia acı içinde hastaneye götürülmek için yalvarsa da Vito, onun mirası ele geçirmek amacıyla numara yaptığını düşünür. Gianna'nın engereği tarafından ısırılan ve ağır biçimde zehirlenen Alessia ile bebeği, Vito'nun bütün tıbbi imkânları Scarlett'a ayırması yüzünden tedavi edilemez. Marco sonunda Vito'ya Alessia ile bebeğin öldüğünü söylediğinde Vito'nun dünyası başına yıkılır. Oysa Alessia, babası Don Salvatore Romano tarafından son anda kurtarılmıştır fakat bebeğini kaybetmiştir. Sicilya'ya dönen Alessia, Romano ailesinin vârisi olarak gücünü yeniden kazanır ve kendisine yapılanların hesabını sormaya hazırlanır.

Tina ve Alan çocukken yetimhaneden kaçarlar ama yıllar sonraki buluşmaları kıskançlık ve ihaneti tetikler. Sırlar ortaya çıkınca Tina geçmişiyle yüzleşir ve bildiği her şeyden uzaklaşır. Sonunda yeniden bir araya gelen kardeşler bir zamanlar onları koparan yalanların ve sadakatsizliğin üstesinden güçlü bir şekilde gelerek gelecekleriyle birlikte yüzleşmeye hazırdır.

"Seksen sekizinci kez iptal edilen düğünümüzden sonra iş ortağımı aradım. ""Haviana pazarlama projesini kabul ediyorum."" Bir anlık sessizlik oldu. ""Gerçekten mi? Bu yurt dışında on yıl demek. Daha yeni evlendin, değil mi? Kocan biliyor mu? Peki ya ailen? Hep onlara yakın olmanın her şeyden önemli olduğunu söylerdin."" Boş kiliseye baktım ve alaycı bir kahkaha attım. ""Düğün yoktu. Koca yoktu. Aileminse Cindy'si var. İhtiyaçları olan tek şey o."" Bir duraksama daha oldu. ""Pekâlâ. Valizini hazırla. Yarın gidiyorsun."" Konuşmadan sonra elimi gelinliğimin üzerinde gezdirdim. Sessiz ve anlamsız son bir damla yaş yanaklarımdan süzüldü. Cindy bugün yine bir “kriz” geçirdi. Kendini öldüreceğini söylemişti. Andrew yine düğünü iptal etti. Ona baktım. Tükenmiştim. “Bu seksen sekizinci kez.” Başını öne eğdi, yüzünde suçluluk vardı. “Biraz daha zaman ver Viv. Kazadan beri kendinde değil. Gerçekten bunu yapacağından korkuyorum. Yemin ederim, onunla konuşacağım. Bu kez gerçekten. Sonra evleneceğiz. Söz.” Ailem hiç tereddüt etmedi. “Vivian, Andrew’ı bırak. Cindy seni kurtarmaya çalışırken kaçırılmasaydı bu krizleri yaşamazdı. Kız kardeşinin hayatını gerçekten bir düğünden daha mı önemli görüyorsun?” “Nasıl bu kadar bencil olabilirsin?” Bunların hepsini daha önce de duymuştum. Eskiden karşı çıkardım. Ama bu kez değil. Hem nişanlım hem de ailem beni istemiyorsa o zaman tamam, ben de giderim."

Erika, Adrian'ı kurtarmak için onun kalbini kırar. Beş yıl sonra, artık çok güçlü bir adam haline gelen Adrian'dan, varlığından haberi bile olmadığı kızının ameliyat masraflarını karşılamasını rica eder, fakat kendisi kanserden hayatını kaybeder. Ancak ruhu hala oradadır, çocuğunu korur. Adrian'ı intihardan kurtarır ve sonunda onun eşi olur.