

3 aylık yavrum Nico'yu ay toplantısı için eşimin sürüsüne götürdüm. Blackwood Sürüsü, kuzey çamlarının derinlerinde, insanlardan uzakta yaşardı. Margaret Bailey, Blackwood Sürüsü'nün Luna'sıydı ve evden çok nadiren çıkan yaşlı alfayla evliydi. Evde onun sözü geçerdi. Yavrum uyurken yeğenim Raven Blackwood'la arkadaşları, onu evin ikinci katına çıkarıp pencereden attılar. Bebeğim gözlerimin önünde öldü. Aklımı yitirdim. Aceleyle onu sürünün şifacısına götürmeyi denedim ama artık çok geçti. Yavrum biz daha oraya gelemeden ölmüştü. Yeğenim, sürü kanunlarına göre hâlâ reşit olmadığından bunun sonuçlarıyla neredeyse hiç yüzleşmedi. Konsey onları kan parası olarak 800 bin dolar ödemeye mahkûm etti ama eltim Seraphine Stone uluyup bağırarak beni soylarını yok etmeye çalışmakla suçladı. Yüreğim parçalanana dek ağladım. Tek istediğim adaletin sağlanmasıydı. Ama eşim Damian Blackwood ve Luna Margaret Bailey bana sadece hırladı. "Raven da daha yavru. Sırf oğlun öldü diye onun da mı geleceğini yakacaksın?" İntikamımı alamadım. Nihayetinde de yas ve nefret beni tüketti. O kış üzüntüden öldüm. Gözümü tekrar açtığımda ay toplantısı gününe dönmüştüm. Bu kez hemen kendi sürümü arayıp onlardan oğlumu götürmelerini istedim. Ama yine de yeğenim, bir bebeği pencereden aşağı attı.

Zorla evlendirilmekten kaçan Mallory, eski sevgilisi tarafından terk edilen bir tamirciyle evlenir ama o tamirci, efsanevi bir gizli yarışçı ve devasa bir ailenin vârisi çıkar! Takıntılı eski sevgilisi tamirciyi geri kazanmak için yalvarırken Mallory ona sıkı sıkıya bağlanır ve bir daha da arkasına bakmaz.

Liliana, üç aydır internetten tanıştığı sevgilisi "Rex"e âşık olmuştu. Ta ki şok edici sırrı ortaya çıkana kadar. Rex'in taktığı kol düğmelerinde, Liliana'nın çalıştığı Falcone mafya ailesinin arması vardı. Rex'in güçlü patronu Marco olduğuna ikna olan Liliana âdeta yıkılmıştı. Daha kötüsü, Marco zaten nişanlıydı. Kendini ihanete uğramış hisseden Liliana, ilişkilerini sonlandırıp onu engelledi. Ancak gerçek çok daha tehlikeliydi. Rex, Falcone ailesinin acımasız babası Alessandro'dan başkası değildi. O, uzun zaman önce Liliana'nın köprücük kemiğindeki doğum lekesinden onu tanımış ve ona yaklaşmak için her şeyi gizlice ayarlamıştı. Gerçek nihayet ortaya çıktığında Liliana, bu tehlikeli adamdan değil, aynı zamanda onun başından beri sakladığı yoğun aşkından asla kaçamayacağını anladı.